Uluslararası toplum düzeninde meydana gelen gelişmeler ile sosyal devlet anlayışının bir gereği olarak şekillenen sendika kurma hürriyeti Türkiye’nin onayladığı Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, Birleşmiş Milletler Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi, Birleşmiş Milletler Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Uluslararası Sözleşmesi ve Avrupa Birliği Temel Haklar Bildirgesi’ndeki düzenlemeler doğrultusunda iç hukukumuza yansıtılmıştır.
Anayasa’nın 51. maddesi ile 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu ve 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu ile yansımasını bulan sendika kurma ve toplu iş sözleşmesi akdetme hürriyeti, kişilerin devlet tarafından müdahale edilemeyecek ve sınırlanamayacak negatif statü haklarındandır.
Ofisimizde;
- İşçi ve işveren sendikaları ile konfederasyonların kuruluş ve infisahı, yönetimi, işleyişi, denetlenmesi, çalışma ve örgülenmesi,
- Üyelik sıfatının kazanılması ve kaybedilmesi,
- İşçi ve işverenlerin karşılıklı olarak çalışma şartlarını belirlemek üzere toplu iş sözleşmesi hazırlanması,
- Uyuşmazlıkların arabuluculuk ve uzlaşma gibi barışçıl yollarla çözümlenmesi
- Grev ve lokavt süreçlerinin uygulanması, ertelenmesi veya sona erdirilmesi hususlarında danışmanlık hizmeti
- Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı nezdinde yetki itirazı, iş kolu tespitine itiraz gibi idari ve yargısal süreçlerin takibi hususlarında avukatlık hizmetleri verilmektedir.

Yorum yok