Gemi

A) Tanımlar
I- Gemi, ticaret gemisi
MADDE 931-(1) Tahsis edildiği amaç, suda hareket etmesini gerektiren, yüzme özelliği bulunan ve pek küçük olmayan her araç, kendiliğinden hareket etmesi imkânı bulunmasa da, bu Kanun bakımından “gemi” sayılır.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 931. maddesinde, deniz ticaret hukuku kurallarının tayin ve tatbikinde esas olan “gemi”nin tanımı verilmekle deniz aracının bir gayeye tahsis edilmesinden maksat, ilgilinin arzusuna göre geminin muayyen bir gaye için kullanılacak olmasıdır. Burada kullanmanın fiilen başlaması veya fiili kullanma şart olmamakla birlikte geminin tahsis gayesi suda kazanç elde etme, gezinti, spor, eğitim ya da kamu hizmeti olabilecektir.

Kanun lafzında, önceki düzenlemenin aksine, geminin tekne şeklinde olması şart koşulmamakla birlikte pek küçük olmaması aranmaktadır. Kazuistik olarak detaylandırılmayan bu hususta hangi araçların gemi kabul edileceğini denizcilik telakkileri belirlemektedir.

C) Gemilerin hukuksal niteliği

I- Genel olarak
MADDE 936-(1) Sicile kayıtlı olup olmadıklarına bakılmaksızın bütün gemiler bu Kanunun ve diğer kanunların uygulanmasında taşınır eşyadandır.
 
II- Taşınmazlarla ilgili hükümlerden gemilere uygulanacak olanlar
MADDE 937-(1)Bu Kanunda, İcra ve İflas Kanununun taşınmazlara ilişkin hükümlerine tabi olacağı açıkça bildirilen gemiler hakkında 936 ncı madde hükmü uygulanmaz.
(2)Türk Medenî Kanununun 429 uncu maddesinin birinci fıkrasının (2) numaralı bendi ile 444 üncü, 523 üncü ve 635 inci maddelerinin uygulanmasında, “taşınmaz” terimine yapı hâlinde veya tamamlanmış olan bütün gemiler ve “tapu sicili” terimine “gemi sicilleri” de dâhildir.

Gemi, Medeni Kanun kapsamında taşınır mallardan sayılmakla birlikte yukarıda sayılı istisnai maddelerin uygulanmasında gayrimenkul mallar içine gemiler de dahil edilmiştir. Keza, cebri icra işlemlerinde de sicile kayıtlı gemiler belirli hallerde gayrimenkul mallar gibi muamele görürler. Bahsi geçen haller ayrık olmak üzere, sicile kayıtlı olup olmadıklarına bakılmaksızın bütün gemiler Ticaret Kanunu ile sair mevzuat uygulamasında taşınır eşyadır.

A) Tanımlar
I- Gemi, ticaret gemisi
MADDE 931– (2) Suda ekonomik menfaat sağlama amacına tahsis edilen veya fiilen böyle bir amaç için kullanılan her gemi, kimin tarafından ve kimin adına veya hesabına kullanılırsa kullanılsın “ticaret gemisi” sayılır.

Denizde kazanç elde etmek maksadına tahsis edilen veya fiilen böyle bir maksat için kullanılan gemiler, ticaret gemisi olarak kabul edilmekle deniz ticaretinde kullanılan her gemi o sefer bakımından ticaret gemisidir. Yasa koyucu, geminin ticaret gemisi sıfatını kazanmasında kim ya da kimin nam ve hesabına kullanıldığına önem atfetmemiştir.

TTK’nın bazı hükümleri donanmaya mensup harp gemileri ve yardımcı gemiler ile münhasıran bir amme hizmetine özgülenen devlet gemileri; münhasıran gezinti, spor, eğitim ve ilmi gayelerine tahsis edilmiş olan gemiler (yatlar, mektep gemileri) hakkında da uygulama alanı bulmaktadır. (TTK. md.935/2-a,b )

A) Sicile kayıtlı gemilere
MADDE 996-(1) Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, bu Bölüm hükümleri yalnız Türk Gemi Siciline kayıtlı bulunan gemiler hakkında uygulanır.
 
B) Sicile kayıtlı olmayan gemilere
MADDE 997-(1) Türk Gemi Siciline kayıtlı bulunmayan Türk gemileri üzerindeki mülkiyet ve sınırlı ayni haklara, Türk Medenî Kanununun taşınırlara ilişkin hükümleri uygulanır.

Geminin Kimliği

Gemi ile devlet arasındaki aidiyet münasebetini ifade eden tabiyet kavramı, gemilerin milli ekonomi ve güvenlikteki rolü nedeniyle benimsenmiş olmakla Kanun, tabiyetin kazanılmasında mülkiyeti esas almıştır. Buna göre, gemiler tabi oldukları devletin bayrağını çeker.

B) Geminin bayrağı
I- Türk Bayrağını çekme hakkı ve yükümlülüğü
MADDE 940-(1)Her Türk gemisi Türk Bayrağı çeker.
(2) Yalnız Türk vatandaşının malik olduğu gemi, Türk gemisidir.
(3)Birden fazla kişiye ait olan gemiler;
a) Paylı mülkiyet hâlinde, payların çoğunluğunun,
b) Elbirliğiyle mülkiyet hâlinde, maliklerinin çoğunluğunun,
Türk vatandaşı olması şartıyla Türk gemisi sayılırlar.
(4) Türk kanunları uyarınca kurulup da;
a) Tüzel kişiliğe sahip olan kuruluş, kurum, dernek ve vakıflara ait olan gemiler, yönetim organını oluşturan kişilerin çoğunluğunun Türk vatandaşı olması,
b) Türk ticaret şirketlerine ait olan gemiler, şirketi yönetmeye yetkili olanların çoğunluğunun Türk vatandaşı olmaları ve şirket sözleşmesine göre oy çoğunluğunun Türk ortaklarda bulunması, anonim ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerde ayrıca payların çoğunluğunun nama yazılı ve bir yabancıya devrinin şirket yönetim kurulunun iznine bağlı bulunması,
şartıyla Türk gemisi sayılırlar.
(5) Türk ticaret siciline tescil edilen donatma iştiraklerinin mülkiyetindeki gemiler, paylarının yarısından fazlası Türk vatandaşlarına ait ve iştiraki yönetmeye yetkili paydaş donatanların çoğunluğunun Türk vatandaşı olması şartıyla Türk gemisi sayılırlar.

Türk Bayrağı Çekme Hakkının Kazanılması

Tabiyetin Kazanılması Yoluyla

II- İstisnaları
MADDE 941-(1) Bir Türk gemisi, kendilerine ait olduğu takdirde Türk Bayrağı çekme hakkını kaybedeceği kişilere, en az bir yıl süreyle kendi adlarına işletilmek üzere bırakılmış olursa, malikin istemi üzerine Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı, bırakma süresince, o ülke kanunları buna imkân sağlıyorsa geminin yabancı bayrak çekmesine izin verebilir. Bu izin sona ermedikçe veya kanuni sebeplerle geri alınmadıkça gemi Türk Bayrağı çekemez.

Bayrak çekme hakkı tabiyete bağlı bir haktır. Buna göre; gemi Türk gemisi ise veya sonradan Türk gemisi haline gelmiş ise Türk bayrağını çekme hakkını haiz olmakla yabancı bayrak taşımalarına izin verilen Türk gemileri izin devam ettiği müddetçe Türk bayrağı çekemez.

İzin Yoluyla

II- İstisnaları
MADDE 941-(2) Türk gemisi olmayan bir gemi, ona Türk Bayrağı çekebilecek kişilere en az bir yıl süreyle kendi adlarına işletilmek üzere bırakılmışsa, malikin rızası alınmış olmak, Türk mevzuatının kaptan ve gemi zabitleri hakkındaki hükümlerine uyulmak ve yabancı kanunda da bunu engelleyen bir hüküm bulunmamak şartıyla, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı geminin Türk Bayrağı çekmesine izin verebilir. Şu kadar ki, izin alan kişi, her iki yılda bir, izin için gerekli şartların varlığını sürdürdüğünü ispatlamakla yükümlüdür.

Yabancı gemilerin, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı’nın izni ile bayrak çekme hakkını kazanabilmeleri Kanun’da sayılı şartların sağlanmasına bağlanmıştır. Buna göre; gemi, ona Türk bayrağı çekebilecek kişilere en az 1 yıl süre ile kendi adlarına işletilmek üzere bırakılmış olmalı, geminin malikinin muvafakati aranmalı, geminin tabi olduğu yabancı memleket mevzuatında buna mani hüküm bulunmamalıdır.

Bayrak çekme izni bakımından süre sınırlaması mevcut olmamakla birlikte izin alan kişinin, her iki yılda bir, gerekli şartların varlığını sürdürdüğünü ispat külfeti bulunmaktadır.

Bunun yanında Turizmi Teşvik Kanunu uyarınca, turizm işletmeciliği yapan gerçek ya da tüzel kişiler tarafından kullanılan yatlar Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın izni ile ve TTK’da öngörülen şartlara tabi olmaksızın Türk bayrağı çekme hakkını elde edebilirler.

Son olarak, Türk Uluslararası Gemi Sicili’ne tescil edilen gemiler, tescil ile bayrak çekme hakkını kazanmaktadır. (TUGSK, m.7/1)

Bayrak Çekme Hakkının Sonuçları

Kabotaj Hakkı

Türkiye Sahillerinde Nakliyatı Bahriye (Kabotaj) ve Limanlarla Kara Suları Dahilinde İcrayı San’at ve Ticaret Hakkında Kanun

Madde 1 – Türkiye sahillerinin bir noktasından diğerine emtia ve yolcu olıp nakletmek ve sahillerde limanlar dahilinde veya beyninde cer ve kılavuzluk ve her hangi mahiyette olursa olsun bilcümle liman hidematını ifa etmek yalnız Türkiye sancağını hamil sefain ve merakibe munhasırdır
Madde 2 – Nehirler ve göller ve marmara havzasiyle boğazlarda bilumum kara sulariyle kara sularına dahil bulunan körfez, liman koy ve sairede (…) seyrüsefer ve nakliyat icra etmek suretleriyle ticaret hakkı Türkiye tebaasına munhasırdır.

Kabotaj tekeline göre, bir ülkenin limanından alınan yük ve yolcuların aynı ülkenin diğer bir limanına deniz yolu ile taşıyabilmesi için Türk tabiyetinde bulunan kişilerin taşımada kullandıkları geminin Türk bayrağını çekme hakkına sahip olması gerekmektedir. Kanun koyucu, geminin tabiyetini değil, taşımayı yapacak kişinin tabiyetini esas aldığından kabotaj için geminin bayrak çekme hakkına sahip olması yeterlidir; dolayısıyla geminin TTK hükümleri bakımından Türk gemisi olması veya Türk gemisi sayılması aranmamaktadır.

Cezai Hükümler

Ceza hükümleri
I- Suç oluşturan fiiller
1. Kanuna aykırı şekilde bayrak çekme
MADDE 947-(1) Türk Bayrağı çekme hakkı olmamasına rağmen Türk Bayrağı çeken veya Türk Bayrağı çekmesi gerekirken başka bir devletin bayrağını çeken geminin kaptanı altı aya kadar hapis veya adli para cezasıyla cezalandırılır.

Buna göre, Türk bayrağı çekme hakkına sahip olan bir geminin, diğer bir devletin bayrağını çekmesi ya da bayrak çekme hakkı olmamasına rağmen Türk bayrağı çekmesi hallerinde geminin kaptanının suç niteliğindeki bu eylemleri nedeniyle hapis veya adli para cezası ile cezalandırılması öngörülmüştür.

Milli Mevzuatta Tanınmış Haklar

Türk Uluslararası Gemi Sicili Kanun ile 491 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun

Bayrak çekme hakkından yararlanma
Madde 7 – Türk Uluslararası Gemi Siciline tescil edilen gemiler ve yatlar Türk Bayrağı çekerler.
Bu Kanun uyarınca Türk Bayrağı çeken gemiler ve yatlar milli mevzuatla tanınmış olan haklardan yararlanırlar. Ancak, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun 823 üncü maddesi uyarınca Türk Bayrağı çekme hakkına sahip olmayan gemiler ve yatlar 815 sayılı Kabotaj Kanunu hükümlerinden yararlanamazlar.
Türk Bayrağının çekilmesine ilişkin hakların ihlalinde Türk Ticaret Kanunu ve diğer ilgili mevzuat hükümleri uygulanır.

Yabancı gemiler de bayrak çekme hakkının kazanılmasıyla milli mevzuatla öngörülen haklardan yararlanacak olmakla birlikte söz konusu hak Türk Uluslararası Gemi Siciline tescil sonucunda kazanılmış ise geminin tabiyet şartı yerine getirilmedikçe, yani gemi Türk gemisi olmadıkça, Türkiye sahillerinde taşıma yapmak suretiyle ticaret hakkı (kabotaj) tekelinden yararlanamayacaktır. Dolayısıyla, Türk vatandaşları da TUGS tescili ile bayrak çekme hakkını kazanıp da Türk gemisi olmayan gemi ile Türk limanlarında seyrüsefer ve nakliyat icra edemez.

Bayrak Çekme Hakkının Kullanılması

İspat Mecburiyeti

IV- Hakkın ispatı

1. Gemi tasdiknamesi
MADDE 943-(1)Geminin Türk Bayrağını çekme hakkı, gemi tasdiknamesi ile ispat olunur.
(2) Gemi tasdiknamesi alınmadıkça, Türk Bayrağını çekme hakkı kullanılamaz.
(3) Gemi tasdiknamesi veya bunun sicil müdürlüğünce onaylanmış bir özeti veya bayrak şahadetnamesi yolculuk sırasında devamlı olarak gemide bulundurulur.
 
2. Bayrak şahadetnamesi
MADDE 944-(1)Türkiye dışında bulunan bir gemi Türk Bayrağını çekme hakkını elde ederse, geminin bulunduğu yerdeki Türk konsolosu tarafından Türk Bayrağını çekme hakkına dair verilecek “bayrak şahadetnamesi” gemi tasdiknamesi yerine geçer. Bayrak şahadetnamesi, düzenlendiği günden itibaren ancak bir yıl için geçerlidir; yolculuk, mücbir sebep yüzünden uzadığı takdirde süre de uzar.
(2) Türkiye’de yapılmış olup da 940 ıncı madde gereğince Türk Bayrağını çekme hakkına sahip bulunmayan gemilere, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığınca, teslim edilecekleri yere kadar geçerli olmak üzere bir bayrak şahadetnamesi verilebilir.
(3) 941 inci maddenin ikinci fıkrası ile 942 nci maddede yazılı hâllerde, bayrak şahadetnamesi, izin süresi için geçerli olmak üzere Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığınca düzenlenir.

3. Muaf olma
MADDE 945-(1)Onsekiz gros tonilatodan küçük gemilerle 935 inci maddenin ikinci fıkrasının (a) bendinde yazılı gemiler, gemi tasdiknamesine ve bayrak şahadetnamesine ihtiyaç olmaksızın Türk Bayrağı çekebilirler.

Kanun koyucu, bayrak çekme hakkının kullanılmasını, bu hakkın belirli belgelerle ispatına bağlamıştır. Buna göre, gemi sicil kaydının bir örneği olan ve yolculuk boyunca gemide muhafaza edilmesi gereken gemi tasdiknamesi ile ispat şartı yerine getirilecektir. Bunun dışında, yukarıda sayılı istisnai hallerde, bayrak şahadetnamesi ile ispatın da önü açılmıştır.

Ayrıca; yatlar, denizci yetiştirme gemileri gibi sadece gezinti ya da eğitim amaçlarına özgülenmiş gemiler de ispat yükümlülüğünden muaf kabul edilmiştir.

Geminin Adı

A) Geminin adı
I- Seçme serbestisi
MADDE 938-(1) Geminin ilk Türk maliki, gemiye dilediği adı vermekte serbesttir. Şu kadar ki, seçilen ad karıştırılmaya yol açmayacak şekilde başka gemilerin adlarından farklı olmalıdır.
(2) Gemi tasdiknamesi verilmiş olan bir geminin adı Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığının izniyle değiştirilebilir.

II- Gövde üzerine yazılma zorunluluğu
MADDE 939-(1) Sicile kayıtlı bir geminin bordasının her iki tarafına adı, kıçına da adı ile bağlama limanı; silinmez, bozulmaz ve kolayca okunacak harflerle yazılır.

Geminin, diğer gemilerden ayırt edilmesine ve tanınmasına yarayan adının, iltibasa mahal vermeyecek şekilde belirlenmesi şart olmakla sicile kayıtlı gemilerde, bu adın gemi üzerine yazılma mecburiyeti de vardır.

Geminin Tonajı

Geminin, yük ve yakıt gibi taşıyabileceği toplam ağırlığını gösteren ve gros tonaj (gayrısafi tonaj) ya da net tonaj itibarıyla ölçülen gemi tonajı, tabiyet ve bayrak gibi geminin diğer gemilerden ayırt edilmesine ve tabi olacağı hukuki rejimin belirlenmesine yarar.

Geminin Bağlama Limanı

C) Geminin bağlama limanı
MADDE 946-(1)Bir geminin bağlama limanı o gemiye ait seferlerin yönetildiği yerdir.

Gemiye ait seferlerin idare edildiği bağlama limanı, geminin hangi sicil dairesine tescil edileceğini belirler. Keza, kaptanın donatanı temsil yetkisinin kapsamını da geminin bağlama limanında bulunup bulunmadığı tayin eder.

Yorum yok

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir